“DU” MI ÜMNİYE Mİ? Sırlı nice hazinelerin anahtarı olan dua; acziyeti gerektirdiği gibi ilmi de belli ölçüde zorunlu kılması bakımından kulu tamamlayan, Allaha eriştiren yegâne nimet ve hediyedir. İradi olan duanın neredeyse hepsi, ilimdendir. Evet bir işi istemek hem de net olarak istemek ilim ve araştırma gerektirir. Bu anlamda şartlardan bihaber, sebeplere riayet edilmeksizin kurulan boş hayaller dua değildir. Kur’ani ifadesi ile bunlar “ümniye” kategorisine girer ki Kuran’da hep ‘istenilenin verileceğinden’ bahseder. “Ümniyelerine ulaşacaklarını mı sanıyorlar” diye ayet de vardır. Burada Bediüzzaman Hazretleri’nin Lemaât’te geçen zihin mertebeleri bahsine müracaatla diyebiliriz ki; “tahayyül seviyesindekiler ümniyedir, tasavvurdakiler henüz istek olmamıştır; ancak tasdik [...]
‘Vesaire’ Kategori'si Arşivi
DUÂDA YAKÎN SIRRI ve İHTİRÂ Yapılacak duaların en güzeli ‘net, bilinen’ bir şeyin hayrını Allah’tan istemek ve şerrinden Allah’a sığınmaktır. Evet, efendimiz bir şey satın alınca (bilhassa binek ve köle) “Allah’ım bunun hayrını senden isterim, şerrinden sana sığınırım” diye dua buyururlarmış. Bilgi dahilinde olmayan hayırların istenmesi / şerlerden sakınılmasına örnek vermek gerekirse; Efendimiz (s.a.v); “Rüzgara sövmeyiniz. Ondan hoşlanmadığınız bir şey gördüğünüz zaman şöyle deyiniz: Allah’ımız, biz, senden bu rüzgarın hayrını, onda olan şeylerin hayrını ve onunla gönderilen şeylerin hayrını istiyoruz. Bu rüzgarın şerrinden, onda olan şeylerin ve onunla gönderilen şeylerin şerrinden de sana sığınırız.”* buyurmuşlardır. Sabahladıklarında ve akşamladıklarında da şu [...]
DUA’DA YAKÎN’İN İKİ BUÛDU لاَ تَسْأَلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنِّي أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ Hakkında ilmin olmayan bir şeyi Ben’den isteme. Cahilce bir davranışta bulunmayasın diye sana öğüt veriyorum.” –Hud Suresi 46. ayet الدُّعَاءُ هُوَ الْعِبَادَةُ “Dua ibadetin ta kendisidir” –Tirmizî, Tefsir, Gâfir, (2973); Ebû Dâvud, Salât 358, (1479) Rasul-i Ekrem {aleyhi efdalu’s-salavat} Efendimiz’in bu mübeccel beyanlarından; duanın hem tek başıyle bir ibadet-ubudiyet hem de kulun bir ihtiyacı ve de vazifesi olduğu manası sarahaten anlaşılmaktadır. Nitekim, duanın tavsif edildiği ayetlerde ve sair hadis-i şeriflerde de vurgulanan bu mana bize, duanın en sarsılmaz ve temel vasfının “ubudiyet” olmasının [...]
İRADENİN HAKKI Kulun Cenab-ı Hakk’tan “hayırlısıysa ver” gibi şartlı bir isteğe girmekle düştüğü en büyük yanılgı; bunu söyleyerek bilmediğinden Allah’a sığınıyor olduğunu, güvende olduğunu düşünüyor olmaktır. Ama bu düşünce de yanlıştır. Çünkü bir nimetin hakkında hayırlı olup olmaması; kulun iradesine bağlanmıştır. Yapılan herhangi bir iş irade ile hayra veya şerre doğru bükülebilir. Dünya imtihan yeridir. DÛN-HİMMETLİK BELÂSI Başka bir problem ise himmetsizliğin/dûn-himmetliğin getirmiş olduğu bir korku/gelecek korkusu (endişe-i istikbâl) olabilir. Oysa mutlak istenilecek ve yönelineceklerin en hayırlısı olan yüce Allah, Dost’tur (Velî). Düşmandan ister gibi endişe ve korkuyla istemek niye? İnsan elbette eksik, cahil ve zalimdir. Ve bilmez, üstelik mağrur [...]
“Siz, muztar kalıp ıztırar diliyle dua ettiğinizde, sizi kara ve denizlerin karanlıklarından kurtaran kim?” Dua etmek terbiye eden Rab ile terbiye olunan kul arasında derin bir ilişki, dua Hakkın sırlı hazinelerini açmak için bahşedilmiş bir anahtardır. Bu anahtarı elde etmek Rabb’e sığınmakla gerçekleşir. “Sıkışmış, canı gırtlağına gelmiş bir perişan ve muzdariptir ki, O’na yönelip düşünürken, içini O’na dökerken, ne deyip ne ettiğinin, nerede durup ne istediğinin farkındadır.”* Sığınma bir bakıma kendi küçüklüğünü görmekle başlar. Buna karşılık önüne diz çökülecek tek kapı, el açılan tek zat yüceler yücesidir. Duayı sırrınca eden bir kul; bütün çevresiyle beraber semâvîleşir ve kendini rûhânîlerin “hayhuy”u [...]
Bize amerikadan referandum için ulaşmış bir hacet duası. Bilhassa Dua Mecmuasında anlatılan hacet namazı akabinde edilmesi tavsiye edilse de, tam bir dua olduğu için her an her daim okunabilir. Namazlardan sonra, akşam-yatsı arası, ikindi kerahati, bilhassa teheccüd sonrası seher vakti… Çay içerken, uzanırken, otobüste… Evet, abdestli olmak duanın tesirini arttırsa da; dua etmek için gusül abdestli olmak şartı dahi yoktur, ayetlerle dua edilse bile. hacet-duasi-referandum
Bismillah ile duaya başlamak hem ehemmiyetli bir sünnet, hem kuranın ısrarlı ve tekrarlı bir talimi, hem de aynen icabeti netice veren ciddi bir tılsımdır. Biz dahi öyle başlarız. Teberrüken ilk duamız da şu olsun: Allahım, bildiklerimin bana fayda vermemesinden; kalbimin Senin azamet ve ulviyetin karşısında haşyet duymamasından; nefsimin bir türlü doymak bilmemesinden; işitilmeyen, katında kaale alınmayan dualar ediyor olmaktan Sana sığınırım!






