Mahlukattan Rablerine yükselen ancak duadır…

Yeryüzü Mirasçıları'nın dua üzerine çalışmasıdır.

mehmedfethi, October - 1 - 2010 tarihinde ekledi. | 0 Yorum

İRADENİN HAKKI

Kulun Cenab-ı Hakk’tan “hayırlısıysa ver” gibi şartlı bir isteğe girmekle düştüğü en büyük yanılgı; bunu söyleyerek bilmediğinden Allah’a sığınıyor olduğunu, güvende olduğunu düşünüyor olmaktır. Ama bu düşünce de yanlıştır. Çünkü bir nimetin hakkında hayırlı olup olmaması; kulun iradesine bağlanmıştır. Yapılan herhangi bir iş irade ile hayra veya şerre doğru bükülebilir. Dünya imtihan yeridir.

DÛN-HİMMETLİK BELÂSI

Başka bir problem ise himmetsizliğin/dûn-himmetliğin getirmiş olduğu bir korku/gelecek korkusu (endişe-i istikbâl) olabilir. Oysa mutlak istenilecek ve yönelineceklerin en hayırlısı olan yüce Allah, Dost’tur (Velî). Düşmandan ister gibi endişe ve korkuyla istemek niye? İnsan elbette eksik, cahil ve zalimdir. Ve bilmez, üstelik mağrur ve kibirlidir. Ama ona düşen şey dünyada karar verip azmetmesi, elindeki her şeyi bu yüce gayesi uğurda kullanabilmesidir.

Net bir hedef belirleyemeyen, ufka bakmaya korkan bir Müslüman, önce bu noktadaki eksikliklerini gidermekle sorumludur. Dünyada nice yükler var ki; aklında şüpheye yer olmayan yürekliler kaldırmalı. Bu anlamda bilmeyen, unutan, korkan insana düşen; ilim öğrenmek, sorup soruşturmak, şartlarına uygun şekilde istişare etmek ve mutlaka iyiyi seçmek sonra da içi sızlayarak, zayıflığını, küçüklüğünü, arzularına, temayüllerine bakıp hatırladıkça Rabbine açıkça yalvarmaktır. İnsanın dua ile bedbaht olmayacağı Kur’an nassıdır.

İSTİKBÂLİ HEDEFLEMEK

‘Hayırlısı’ ifadesinin yanlış kullanımı; kader bilgisinde bir eksikliğe de karşılık geliyor olabilir. Bu noktada hatırlanmalıdır ki; mazi yani gerçekleşmiş olan şey kaderdir. Bu noktada kadere rıza gösterilmesi; ‘Hayırlısı buymuş’ denmesi gereklidir. Maziye itiraz caiz değildir. Amma müstakbel için hayırlısı beklenmez. Çünkü eylemler kararlara bağlıdır. Hem madem acziyet sırrınca yardım gerekiyor; o zaman ufka bakıp hedef seçilmeli ve net bir şekilde duaya durulmalıdır.

Allah ‘isteyin, vereyim’ buyuruyorken gidilebilecek en beyhude yol bir şey istememekken, ‘hayırlıysa ver, hayırlı değilse verme, hayırlısı olsun’ gibi ifadeler neden bunca yaygındır? Çünkü bu insanla beraber yeryüzüne inen ve yüzyıllardır onun üstünde çalışıp uzmanlaşan şeytanın bir fısıltısıdır. Evet, insan ömrünü konforlu bir gaflet içinde yaşar. Gaflet biraz kırılacak olsa, sis biraz dağılsa acizliğini gören kul korkar. İstemeye çekinmek de bu korkudandır. Şeytan tam işte orda araya girer ve fısıldar: “hayırlısı olsun” ve insan bir uyuşturucu almış gibi rahatlar. Ve her nasılsa işlerin bir şekilde düzeleceği gibi bir zan ile uykusuna – gafletine geri döner.

“DU”NIN IZTIRÂRA DÖNMESİ

Oysa az sabredebilse, kendisinin gerçekten cahil ve fakir ve aciz olduğunu hissetse, o his içinde büyüse, gerçekten amma gerçekten TAMAMEN ÇARESİZ OLDUĞUNU görebilse, bir an için dahi olsa görebilse, “muztar” kalma hakikati oluşacak ve ona eller uzatılacak. Hayal bile edemediği kadar yukarılardan birileri ona yardım edecek veya öğretecek.

Amma o yardım kanalı ancak muztar kalınca açılır. İnsan teselli bulunca açılmaz. Muztar kalmak ise insanın bunu tüm her şeyiyle hissetmesi demektir, yoksa insan zaten tamamen çaresizdir. Zaten öyledir. Zaten öyledir. Elinden bir iki mekanik şey dışında zaten bir şey gelmez onun. Çoğu zaman dua bile edemez. Zira mekanikliği izin vermez. Bir insana günlük hayatının akışı içinde dua fırsatı bile nadiren çıkar, hakikaten ezbere edilen dualar dışında bir dua fırsatı, imkânı pek az çıkar. Ve işte tam o anını da harcayıverir insan, kendisini teselli edivererek.

SEMÂNIN TEVECCÜHÜ

Oysa mele-i alânın {pek yukarı semâların} sâkinleri vardır, kendi büyük işleriyle uğraşan… Amma kim ki muztar kalır, işte o zaman ilgilenip hallediveren… Aynı sizin bir çocuk çığlığı karşısında elinin yetişmediği bir yerden şekerini verdiğiniz gibi. Evet, istediklerimiz ve acılarımız zaten önemsizdir de, aynen bizim şefkatimiz gibi şefkat edebilecek devler vardır semalarda…

-Not: Duâ Âdâbı yazı serisi Yeryüzü Mirasçıları Forumu’nda muhtelif zamanlarda genelde soru-cevap formatında gerçekleşmiş olan diyalogların derlenmiş hâlidir.-

<h1 style='line-height:normal'><span lang=TR>DUÂ ADÂBI – 2 </span></h1>

<h2 style='line-height:normal'><span lang=TR>&#304;RADEN&#304;N HAKKI</span></h2>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Kulun
Cenab-&#305; Hakk’tan “hay&#305;rl&#305;s&#305;ysa ver” gibi &#351;artl&#305;
bir iste&#287;e girmekle dü&#351;tü&#287;ü en büyük yan&#305;lg&#305;; bunu
söyleyerek bilmedi&#287;inden Allah’a s&#305;&#287;&#305;n&#305;yor
oldu&#287;unu, güvende oldu&#287;unu dü&#351;ünüyor olmakt&#305;r. Ama bu
dü&#351;ünce de yanl&#305;&#351;t&#305;r. Çünkü bir nimetin hakk&#305;nda
hay&#305;rl&#305; olup olmamas&#305;; kulun<b> iradesine</b> ba&#287;lanm&#305;&#351;t&#305;r.
Yap&#305;lan herhangi bir i&#351; irade ile hayra veya &#351;erre do&#287;ru
bükülebilir. Dünya imtihan yeridir.<o:p></o:p></span></p>
<h2 style='line-height:normal'><span lang=TR>DÛN-H&#304;MMETL&#304;K BELÂSI</span></h2>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Ba&#351;ka
bir problem ise himmetsizli&#287;in/dûn-himmetli&#287;in getirmi&#351;
oldu&#287;u bir <span style='mso-bidi-font-weight:bold'>korku/gelecek korkusu<b>
(endi&#351;e-i istikbâl)</b></span> olabilir. Oysa mutlak istenilecek ve
yönelineceklerin en hay&#305;rl&#305;s&#305; olan yüce Allah, Dost’tur (Velî).
Dü&#351;mandan ister gibi endi&#351;e ve korkuyla istemek niye? &#304;nsan
elbette eksik, cahil ve zalimdir. Ve bilmez, üstelik ma&#287;rur ve kibirlidir.
Ama ona dü&#351;en &#351;ey dünyada karar verip azmetmesi, elindeki her
&#351;eyi bu yüce gayesi u&#287;urda kullanabilmesidir. <o:p></o:p></span></p>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Net
bir hedef belirleyemeyen, ufka bakmaya korkan bir Müslüman, önce bu noktadaki
eksikliklerini gidermekle sorumludur. Dünyada nice yükler var ki; akl&#305;nda
&#351;üpheye yer olmayan yürekliler kald&#305;rmal&#305;. Bu anlamda bilmeyen,
unutan, korkan insana dü&#351;en; <b style='mso-bidi-font-weight:normal'>ilim
ö&#287;renmek, sorup soru&#351;turmak, &#351;artlar&#305;na uygun &#351;ekilde
isti&#351;are etmek ve mutlaka iyiyi seçmek </b>sonra da içi s&#305;zlayarak,
zay&#305;fl&#305;&#287;&#305;n&#305;, küçüklü&#287;ünü, arzular&#305;na, temayüllerine
bak&#305;p hat&#305;rlad&#305;kça Rabbine aç&#305;kça yalvarmakt&#305;r. <span
style='mso-spacerun:yes'> </span>&#304;nsan&#305;n dua ile bedbaht
olmayaca&#287;&#305; Kur'an nass&#305;d&#305;r.<o:p></o:p></span></p>
<h2 style='line-height:normal'><span lang=TR>&#304;ST&#304;KBÂL&#304;
HEDEFLEMEK</span></h2>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>‘Hay&#305;rl&#305;s&#305;’
ifadesinin yanl&#305;&#351; kullan&#305;m&#305;; <b>kader</b> bilgisinde bir
eksikli&#287;e de kar&#351;&#305;l&#305;k geliyor olabilir. Bu noktada
hat&#305;rlanmal&#305;d&#305;r ki; mazi yani gerçekle&#351;mi&#351; olan
&#351;ey kaderdir. Bu noktada kadere r&#305;za gösterilmesi;
‘Hay&#305;rl&#305;s&#305; buymu&#351;’ denmesi gereklidir. Maziye itiraz caiz
de&#287;ildir. Amma müstakbel için hay&#305;rl&#305;s&#305; beklenmez. Çünkü
eylemler kararlara ba&#287;l&#305;d&#305;r.<span style='mso-spacerun:yes'> 
</span>Hem madem acziyet s&#305;rr&#305;nca yard&#305;m gerekiyor; o zaman ufka
bak&#305;p hedef seçilmeli ve net bir &#351;ekilde duaya durulmal&#305;d&#305;r.
<o:p></o:p></span></p>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Allah
‘isteyin, vereyim’ buyuruyorken gidilebilecek en beyhude yol bir &#351;ey
istememekken, ‘hay&#305;rl&#305;ysa ver, hay&#305;rl&#305; de&#287;ilse verme,
hay&#305;rl&#305;s&#305; olsun’ gibi ifadeler neden bunca
yayg&#305;nd&#305;r?<span style='mso-spacerun:yes'>  </span>Çünkü bu insanla
beraber yeryüzüne inen ve yüzy&#305;llard&#305;r onun üstünde
çal&#305;&#351;&#305;p uzmanla&#351;an &#351;eytan&#305;n bir
f&#305;s&#305;lt&#305;s&#305;d&#305;r. Evet, insan ömrünü konforlu bir gaflet
içinde ya&#351;ar. Gaflet biraz k&#305;r&#305;lacak olsa, sis biraz
da&#287;&#305;lsa acizli&#287;ini gören kul korkar. &#304;stemeye çekinmek de
bu korkudand&#305;r.<span style='mso-spacerun:yes'>  </span><b>&#350;eytan tam
i&#351;te orda araya girer ve f&#305;s&#305;ldar:
&quot;hay&#305;rl&#305;s&#305; olsun&quot; ve insan bir uyu&#351;turucu
alm&#305;&#351; gibi rahatlar. Ve her nas&#305;lsa i&#351;lerin bir &#351;ekilde
düzelece&#287;i gibi bir zan ile uykusuna - gafletine geri döner.<o:p></o:p></b></span></p>

<h2 style='line-height:normal'><span lang=TR>“DU”NIN IZTIRÂRA DÖNMES&#304;</span></h2>
<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Oysa
az sabredebilse, kendisinin gerçekten cahil ve fakir ve aciz oldu&#287;unu
hissetse, o his içinde büyüse, gerçekten amma gerçekten TAMAMEN ÇARES&#304;Z
OLDU&#286;UNU görebilse, bir an için dahi olsa görebilse, &quot;muztar&quot;
kalma hakikati olu&#351;acak ve ona eller uzat&#305;lacak. Hayal bile
edemedi&#287;i kadar yukar&#305;lardan birileri ona yard&#305;m edecek veya
ö&#287;retecek.<o:p></o:p></span></p>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Amma
o yard&#305;m kanal&#305; ancak muztar kal&#305;nca aç&#305;l&#305;r.
&#304;nsan teselli bulunca aç&#305;lmaz. Muztar kalmak ise insan&#305;n bunu
tüm her &#351;eyiyle hissetmesi demektir, yoksa insan zaten tamamen çaresizdir.
Zaten öyledir. Zaten öyledir. Elinden bir iki mekanik &#351;ey
d&#305;&#351;&#305;nda zaten bir &#351;ey gelmez onun. Ço&#287;u zaman dua bile
edemez. Zira mekanikli&#287;i izin vermez. Bir insana günlük hayat&#305;n&#305;n
ak&#305;&#351;&#305; içinde dua f&#305;rsat&#305; bile nadiren ç&#305;kar,
hakikaten ezbere edilen dualar d&#305;&#351;&#305;nda bir dua
f&#305;rsat&#305;, imkân&#305; pek az ç&#305;kar. Ve i&#351;te tam o
an&#305;n&#305; da harcay&#305;verir insan, kendisini teselli edivererek.<o:p></o:p></span></p>
<h2 style='line-height:normal'><span lang=TR>SEMÂNIN TEVECCÜHÜ</span></h2>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>Oysa
mele-i alân&#305;n </span><span style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif";
mso-ansi-language:EN-US'>{pek yukar&#305; semâlar&#305;n} </span><span lang=TR
style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'>sâkinleri
vard&#305;r, kendi büyük i&#351;leriyle u&#287;ra&#351;an... Amma kim ki muztar
kal&#305;r, i&#351;te o zaman ilgilenip hallediveren... Ayn&#305; sizin bir
çocuk ç&#305;&#287;l&#305;&#287;&#305; kar&#351;&#305;s&#305;nda elinin
yeti&#351;medi&#287;i bir yerden &#351;ekerini verdi&#287;iniz gibi. Evet,
istediklerimiz ve ac&#305;lar&#305;m&#305;z zaten önemsizdir de, aynen bizim
&#351;efkatimiz gibi &#351;efkat edebilecek devler vard&#305;r semalarda... <o:p></o:p></span></p>

<p class=MsoNormal style='text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:
normal'><i><span lang=TR>-Not: Duâ Âdâb&#305; yaz&#305; serisi Yeryüzü
Mirasç&#305;lar&#305; Forumu'nda muhtelif zamanlarda genelde soru-cevap
format&#305;nda gerçekle&#351;mi&#351; olan diyaloglar&#305;n derlenmi&#351;
hâlidir.-</span></i><span lang=TR style='font-size:12.0pt;font-family:"Palatino Linotype","serif"'><o:p></o:p></span></p>

<p class=MsoNormal><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>

<p class=MsoNormal><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>

<p class=MsoNormal><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>

<p class=MsoNormal><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>

<p class=MsoNormal><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>

<p class=MsoNormal><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>

<p class=MsoNormal style='line-height:normal'><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>
<h1 style='line-height:normal'><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></h1>

<h1 style='line-height:normal'><span lang=TR style='font-size:11.0pt;
font-family:"Calibri","sans-serif";mso-fareast-font-family:Calibri;mso-bidi-font-family:
Arial;mso-font-kerning:0pt;font-weight:normal'><o:p>&nbsp;</o:p></span></h1>

<p class=MsoNormal style='line-height:normal'><span lang=TR><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>